Blog - Serpil Karuserci ile röportaj

Serpil Karuserci ile röportaj

Siyaset Gazetesi: Serpil Hanım, kendinizden kısaca bahseder misiniz?

 

Karuserci:Gaziantep’te doğdum. İlkokul, ortaokul ve liseyi Gaziantep’te bitirdim. Adana İktisadi Ticari İlimler Akademisi İktisadi Bölümü’nü kazandım.  1973 yılında Gaziantep Belediyesi’nde 5 yıl süreyle çalıştım.  Gündüz Belediye’de çalışırken Kız Meslek Lisesi’nin akşam kurslarına 2 yıl dikiş, batik, nakış, vitray, seramik, el sanatları kurslarına katılıp sertifikalar aldım ve eşim askerdeyken İstanbul’da modelistlik-stilistlik kurslarına devam ettim. Boş zamanlarımda batik örtüler, çiçekler, yağlı boya, vitray, seramik tablolar yaptım. Kendi alanımda çok fazla eğitim aldım.

İspanyol tasarımcı Miguel Valls ve tasarım ekibiyle üç aylık bir çalışma sonucundaDreamON Markası’nı çıkardık; 54 ülkede patentini aldık. DreamON Markası’yla Türkiye’de 145 satış noktasına ve 14 franchise’a ulaştık. DreamON ’un Ankara, İstanbul, Adana, Antalya, Kıbrıs gibi Türkiye’nin birçok kentinde bayileri vardır. Paris, Milano, New York gibi dünya moda başkentlerinin de yer aldığı 24 ülkeye ihracat yapmaktayız. İtalya’da 148 butikte DreamON markasıyla tasarımlarımız yer almaktadır. Hollanda, Fransa ve Polonya’daki ajansları vardır. Yurt içi ve yurt dışında defileler düzenlemekteyiz. Yıllardan beri birçok STK’larda çalışmalarım vardır. Kadınlarla ilgili çalışmaların yanında kız meslek liselerinde girişimcilikle ilgili sunumlar yapmaktayım.

 

Siyaset Gazetesi : Henüz beş yaşında iken tasarımcılık hayatınıza oyuncak bebeğinize yapmış olduğunuz elbise ile başladığınız, Milano, Paris, Londra gibi dünyanın moda merkezlerine ve 24 ayrı ülkede ihracat yapan ünlü bir modacı olarak devam etmektesiniz. O zamanlar böyle bir başarı öngörüyor muydunuz? Bugünlere gelme sürecinizi okuyucularımızla paylaşır mısınız?

 

Karuserci: Benim hayallerim hep yüksekte olmuştur. Bugünlere gelme süreci tabii ki kolay olmadı. Özellikle Anadolu’daki kadınlar batıya göre daha çok emek sarf etmek, daha çok çabalamak zorunda. Fakat kadın isterse başaramayacağı hiçbir şey yok diyorum. Kadına yeter ki fırsat verilsin. Çıtayı hep yüksekte tuttum. Bir hedef belirleyip o hedefe doğru çok çalışarak yol alırsanız, istediğiniz hedefe ulaşırsınız. Tabii ki severek, azimle isteyerek çalışmalısınız. 

 

Siyaset Gazetesi: Kadınlarımızın iş yaşamındaki başarıları yanında sizin örneğinizde olduğu gibi sivil toplum örgütlerinde ve meslek kuruluşlarındaki etkinlikleri ve başarılı faaliyetleri de yaygınlaşmaktadır. Sizce kadınlarımızın sivil toplum kuruluşlarındaki başarılı çalışmaları siyaset alanında etkinliklerinin ve ağırlıklarının artmasına ne gibi katkılar sağlayabilir? Sizce bu konuda neler yapılmalıdır?

 

Karuserci: Kadınların iş yaşamlarındaki çalışmaları dışında sivil toplum kuruluşlarında da görev almaları onlara bazı kapıları aralar. Siyaset alanında etkinliklerinin artması, karar alma mekanizmalarında yer almaları gerekir. Nüfusumuzun % 51’ini kadınlar oluşturmaktadır. Bizler Ulu Önder Ata’mızın bize tüm dünyadan önce verdiği hakları, 1934 yılında gümüş tepside sunulan hakları hala kullanamamaktayız. Kadınlar yasal haklarına rağmen olması gereken yerde asla değiller. Bunun nedeni ataerkil ailelerde yaşamamız. Gelenek-görenekler, kadının sorumluluklarının fazla olması, annelik, ev işleri, ebeveyn bakımı gibi baskıcı aile yaşantısı; baba, eş ve ağabey baskılarının olması nedenlerden bazılarıdır.

 

Siyaset Gazetesi: Modanın, doğası gereği çabuk tüketilen, belirli bir dönem etkisini hissettirebilen, bıçak sırtı tabir edebileceğimiz bir konumu var. Sizce modayı kalıcı bir zemine oturtmak mümkün mü? Bunun için hangi alanlarla etkileşime girmek gerekiyor?

 

Karuserci: Moda çok çabuk tüketiliyor. Modayı tabii ki kalıcı bir zemine oturtturmak mümkün değil. Önemli olan markalaşmalı, marka olduğunuz zaman da çizginizde devam ederseniz, kaliteden ödün vermeden hazırlıklar yaparsanız başarıyı yakalarsınız.

Artık çağımızda her şey o kadar hızlı değişime uğruyor ki giyimden ev tekstiline, teknolojiden tutun da her alanda çok hızlı değişime uğrandığını görüyoruz. Tasarımcılar bazen uçuk kaçık ürünler tasarlıyor. Pazara yönelik çalışmalar yapmak gerekir diye düşünüyorum. Moda tüketicilere “al kullan at” diyor. Slogan bu olsa gerek.

 

Siyaset Gazetesi: Tekstil üretiminde birçok ülkenin ilerisinde olan Türkiye’den hazır giyim ve aksesuar konusunda dünyaca kabul ve rağbet gören bir markanın çıkmamasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce marka yaratmak için neler yapılmalıdır?

 

Karuserci: Tekstilde ileride olan ülkemizin hazır giyim ve aksesuar konusunda bir markanın çıkmaması markalaşamadıkları içindir. Ben fason üretime çok karşıyım. Ülkemizde birçok konuda özellikle hazır giyimde fasondu inanılmaz derecede fazla inovasyon yapmak, farklılık yaratmak gerekir.

 

Siyaset Gazetesi: Modacı kimliğinizin yanında, yaratmış olduğunuz istihdam ve ekonomiye katmış olduğunuz artı değer ile bir iş kadını kimliğine de sahipsiniz. Gelecekle ilgili planlarınız nelerdir? Önümüzdeki yıllara yönelik yol haritanızdan bahseder misiniz? Bu yol haritasında siyaset yönünü gösteren bir ok var mı? Markalaşma ve yeni mağazalar açma konusunda nasıl bir strateji izlemeyi düşünüyorsunuz?

 

Karuserci: Gelecekte DreamON gelinlik firması olarak birçok hedefimiz var. Öncelikle bayilik sistemiyle ilerlemeyi planlıyoruz. Ayrıca belli illerde kendi mağazalarımızı açmayı hedefliyoruz. Yurtdışındaki ağımızı genişletip AB ülkeleri dışında ajanslarımız olmasından yana çaba sarf ediyoruz. Markalaşmak için de yıllık belli bir reklam bütçesi ayırıp planlarımızı ona göre yapıyoruz.

 

Son olarak eklemek istediğiniz hususlar nelerdir?

 

Karuserci: Son olarak kadınsız kalkınma olmaz. Kadının demokrasiyle tanışması ve ekonomik değer yaratan yani iş yaşamında kadın olarak çoğalması gerekir. Kadınların artık 2013 yılından itibaren şiddete maruz kalmadığı, karar alma mekanizmalarında, iş yaşamının her alanında ve siyasette nüfusuna göre eşit oranda yer alması dileğiyle…

Arama Yap

Kategoriler