Zamanına Siz Karar Verin!

  • 17.03.2018 / 12:05
  • 412

Evlilik sonrası eşine ve kendisine benzeyen şirin bir bebek tüm gelin adaylarının hayallerini süsler. Ancak burada önemli olan bu bebeği ne zaman istediğinizdir. Aile planlaması da zaten; çiftlerin istedikleri zamanda istedikleri kadar çocuk sahibi olabilmeleridir.

İstenmeyen veya kürtajla sonlanan gebeliklerin kadın sağlığına olan zararlarının bilinmemesi ve kürtajın hala bir yöntem olarak algılanması toplumumuz adına üzücüdür. Kazara gebelik riskinin yüksek olmasına rağmen halen ‘geri çekme’ yönteminin toplumun %20’lik bir kesimi tarafından kullanılıyor olması ve aslında yöntemlerin gebelikten korunma dışındaki yararlarının bilinmemesi korunma yöntemlerinin etkin kullanılabilmesi önünde koca birer engel olarak bekliyor.

KADIN BİR MUCİZEDİR

Doğum kontrol yöntemlerinde bilmeniz gereken en önemli husus hiçbir yöntemin %100 başarılı olmadığıdır, çünkü kadın organizması
gebe kalmak için mükemmel bir mekanizmayla donatılmıştır ve her ay kendi vücudunu normal bir gebeliğe uygun hale getirir. Yöntem
kullanırken amacımız gebe kalma olasılığını en alt seviyeye indirmektir. Günümüzde koruyuculuğu en yüksek olan yöntem doğum kontrol hapları, en düşük olan ise takvim ya da geri çekme yöntemidir.

KORUNMA YÖNTEMLERİ VE ETKİNLİKLERİ

Doğum Kontrol Hapları(oral kontraseptifler):

Çoğu 21 tablet içerir. 28 tablet içeren formları piyasaya yeni çıkmış olup kolay ve kesintisiz kullanım açısından avantaj sağlamaktadır. Her bir hap normal bir kadın yumurtalığında sentezlenen hormonların laboratuar ortamında üretilmiş türevlerini içerir ve hap alındığında yumurtalıkta gerçekleşen sentezi durdurarak yumurtlamayı geçici olarak durdururlar. Doğum kontrol haplarına mutlaka bir jinekolog muayenesinden sonra, doktorunuzun tavsiye ettiği dozlarda hormon içeren çeşitlerle başlamanız gerekir. Haplar her gün aynı saatte tok karnına alınmalıdır. Beklenmeyen bir yan etki görüldüğünde (baş ağrısı, görme bozukluğu, göğüs ağrısı, bacaklarda ağrı, karın ağrısı gibi) doktorunuza başvurmanız gerekir. Ayrıca hiçbir yan etki gözlenmese bile ilk kullanımdan 3 ay sonra ve sonrasında en az yılda bir kere ayrıntılı jinekolojik muayene olmanızı tavsiye ederim. 

Doğum Kontrol Haplarının Olumlu ve Olumsuz Etkileri

Olumlu etkilere baktığımızda adet döngüsünü düzenleyerek gereksiz kan kaybını önlemesi, adet sancılarını azaltması, akne, sivilce, tüylenme oranlarını düşürmesi, rahim ve yumurtalık kanserinden nispeten koruması, dış gebelik, yumurtalık kistleri, fibrokistik meme hastalığı, pelvik enfeksiyon, endometriozis ve ayrıca ateroskleroz (damar sertliği) ve romatoid artirid riskini azaltması, kemik yoğunluğunu koruyarak kemik erimesi açısından koruma sağlaması gibi oldukça tatmin edici  özellikler çıkıyor karşımıza. En korkulan yan etkisi ise pıhtılaşma eğilimini artırmaları nedeniyle damar tıkanıklığına yol açabilmeleridir. Bu etki günümüzde kullanılan düşük doz ilaçlar nedeniyle ender görülür hale gelmiştir, yine de doktor kontrolünde kullanılırsa bu risk en aza indirilmiş olur. Meme kanseri ve rahim ağzı kanseri konusundaki çalışmalar devam etmekle birlikte, doğum kontrol hapı kullanan kadınlar yıllık jinekolojik muayenelere
daha tutarlı devam etkilerinden muayeneyle erken dönemde yakalanabilen kanser türleri (meme, rahim ağzı) daha sık ortaya çıkabilmektedir. Bu durum istatistiklere ‘doğum kontrol hapı kullananlarda rahim ağzı kanseri ve meme kanseri daha sık görülmektedir’ şeklinde yansıyabilir. Bulantı –kusma, hipertansiyon, ara lekelenme, depresyon, libido (cinsel istek) azalması, depresyon, kilo alımı, emzirme döneminde süt salgısı üzerine olumsuz etkileri, memelerde hassasiyet artışı, baş ağrısı, karaciğerde iyi huylu tümör oluşumu,
baş ağrısı gibi nadir görülen yan etkiler de olabilir. Ancak doğum kontrol haplarının kullanımında karzarar hesabı yaptığımızda kullanımının yüksek oranda avantaj sağlayacağı aşikardır. 

Yrd. Doç. Dr. Özge Kömürcü Karuserci - GAÜN



EN SON HABERLER İÇİN ABONE OLUN!

Bizi Takip Edin